Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin emekli maaşlarına yüzde 5 oranında ilave zam yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin emekli maaşlarını yüzde 5 oranında daha artıracağımızın müjdesini vermek isterim. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin 6 aylık artış oranı da artacak” dedi. Ocak 2024 itibarıyla yüzde 42,6’ya çıkacak.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi. 2024 yılının ilk kabine toplantısının yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024 yılının ilk kabine toplantısının ardından sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle yeni Gregoryen yılının hayırlara vesile olmasını Allah’tan bir kez daha niyaz ediyorum. Ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlı olsun. Sözlerime eylemle başlıyorum.” “Bölgede teröristlerle yaşanan çatışmada şehit olan kahraman Türk askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yoldaşlarına başsağlığı diliyorum. Tedavileri devam eden yaralı askerlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırıların ardından bazı şehit yakınlarıyla telefonda görüştüklerini belirterek, “Kendilerine taziyelerimizi sunduk. Devletimiz ve milletimiz adına da şükranlarımızı sunduk. Olmamak mümkün değil.” Tarihi bilmeyen, kutsalları tanımayan kaba insanlara rağmen şehit ailelerinin metaneti, asaleti ve sabrı beni duygulandırdı. Rabbim.” Allah kahraman askerlerimize cenneti ve güzelliği nasip etsin. Her zaman olduğu gibi şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık. Sadece son 5 günde Suriye ve Irak’ta terör unsurlarına yönelik düzenlediğimiz hava operasyonları sonucunda 114 hedef vuruldu, 78 terörist etkisiz hale getirildi. Milli İstihbarat Teşkilatımız, 12 Ocak itibarıyla bugüne kadar terör örgütüne ait toplam 60 kritik altyapı ve mühimmat tesisi imha edildi. Polis ve Jandarma birimlerimizin operasyonlarında yıl başından bu yana terörle bağlantılı 465 kişi gözaltına alındı. Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz dar kapsamlı güvenlik toplantısında sahadaki mevcut durumu değerlendiriyor. “Güvenlik birimlerimize, çevrelerinde, arkalarında kim olursa olsun, tespit ettikleri tüm terör durumlarını yok etmeleri talimatını verdik” dedi.

“Terörü kaynağında bitirme stratejisi en çok bölgemizde ‘terörizm’ kurmayı planlayanları rahatsız etti.”

Bugünkü kabine toplantısında son dönemde terör saldırılarında yaşanan artışı her yönüyle ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bu konunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Türkiye’nin terörü kaynağında yok etme stratejisi, Bir süredir kararlılıkla uyguladığı bu karar, bölgemizde “terör saldırısı” yaratmada en etkili olanıdır.” hükümet kurmayı planlayanları rahatsız etti. Bu rahatsızlık farklı yol ve yöntemlerle defalarca dile getirildi. Hazımsızlığın ifadesi şu şekildedir: – Bazen ülkemizdeki aparatları harekete geçirerek, bazen ülkemizi işgalci olarak suçlayarak, bazen uluslararası alanda üzerimize baskı yapmaya çalışarak, bazen de sosyal medya aracılığıyla “Bu, yanlış ve yanlış bilgilerin yayılmasıyla sağlanmıştır” Bazen görevlendirdikleri basın ve yayın organlarını tetikçi olarak kullanarak, bazen de doğrudan bize zarar vermeye yönelik hain terör hareketlerine destek vererek” dedi.

Türkiye’nin, bölücü liderleri kendilerini güvende hissettikleri yerlerde yok ederken, Türkiye’nin çoğalmasını engellemeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bölücü terör örgütü PKK’ya silah, mühimmat, eğitim ve himaye desteği sağlayarak güçlendirme girişimleri ivme kazanmıştır. Ülkemizin 2015 yılında gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlar sayesinde amacına ulaşamadığını çok iyi biliyoruz. Suriye ve Irak, hala ısrarla ve inatla sürdürülüyor. Burada bir nokta var. Hakkın hakikate kalın çizgilerle çizilmesini yararlı buluyoruz. Bazıları anlamasa da biz sadece barış ve güvenliği garanti etmiyoruz. Sınır ötesi operasyonlarımızla güney sınırlarımızı hedef aldık. Bu operasyonlarla ülkemizin terör koridoruyla kuşatılması senaryolarını da yerle bir ettik. Yine bu şekilde teröristlerin zulmüne karşı “3-4 milyon mültecinin Türkiye’ye gelmesini sağlıyoruz” bu nedenle göç ediyorlar, kendi topraklarında kalıyorlar. Sınır ötesi operasyonlarımız, Türkiye’yi sistemsiz bir göç dalgasıyla iç kargaşaya sürüklemeyi amaçlayan oyunları da boşa çıkardı.”

“Bundan asla geri dönüş olamaz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkemizde geçici mülteci statüsündeki 620 binden fazla Suriyelinin terörden arındırılmış güvenli bölgelere geri döndüğünü belirterek, “Beslenme kaynakları kesilen terör örgütü, yeni militan toplayamamakta, sürekli baskı altında ezilmektedir. Güvenlik güçlerimizin sahadaki baskısı, kendisine biçilen bölücü rolü yerine getirememiştir. Ordu sınırlarımızın ötesindedir.” Varlığımız hem vatanımızın güvenliği hem de vatandaşlarımızın huzur ve refahı açısından hayati önem taşımaktadır. Bundan asla geri dönüş olamaz. Karşımızdaki resim çok net. Türkiye ya bölücü terör tehdidini kaynağında kurtaracak ya da daha önce olduğu gibi kendi sınırları içinde, kentlerinin sokaklarında, mahallelerinde terörle mücadele edecek. “Ülkemizin böyle bir felaketle karşı karşıya kalmasına izin veremeyiz. Dolayısıyla sadece kendimiz ve güvenliğimiz için değil, çocuklarımızın terörsüz bir ortamda yetişmesi için de bu çabayı sonuna kadar göstermek zorundayız. Bu gerçekler dikkate alınmadan, ister iyi niyetle ister art niyetle gündeme getirilen teklifin ülkemize hiçbir faydası yoktur ve bizim nazarımızda bir karşılığı yoktur. Aksi yöndeki ısrarlı açıklamalar milletimizi rahatsız etmekten başka bir amaca hizmet etmeyecektir. Milletimizin, özellikle de sınırlarımızın ötesinde cankurtaranlık görevi yapan askerlerimizin. Esas itibariyle bu tür gündemlerin, ülkemizin planlarını bozanların bilinçli olarak körüklediğine inanıyorum. “Türkiye, başarılı sınır ötesi operasyonlarıyla ameliyat olmayacağını çok net bir şekilde ortaya koydu.” kendi topraklarında” dedi.

“Şehitlerimizin döktüğü kanların, kaybettiğimiz canların hesabını sormakla kalmayacağız, geleceğimizi de güvence altına alacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda asıl odaklanılması gereken konu sınır ötesi operasyonların nasıl daraltılacağıdır, gündemimizde yok, nasıl genişletileceği gündemimizdir. Yeter ki eli eli kanlı suçlular olsun” dedi. Irak’ta da Suriye’de de huzurumuz olmayacak. Emperyalistler Irak’ta, Suriye’de terör örgütü kurmak istiyor.” Planlar masada olduğu sürece hiçbirimiz kendimize güvenemeyiz. Yaklaşık 40 yıldır milletimize zarar veren Kuzey Irak’taki dağların her karışını güvenli hale getirene kadar bu bölgedeki operasyonlarımız devam edecek. Aynı şekilde Suriye’de Tel Rıfat’ta, Ayn Al Arab’dan Münbiç’e kadar sinsi niyetlerle kurulan terörün sınırlarını yıkmadan durmayacağız. Bilindiği gibi geçmişte buralarla ilgili bize verilen sözler vardı ama tutulmadı. Bize verilen sözler yerine getirilmezse Türkiye’nin kendi güvenliği için gerekli tedbirleri almasına kimse itiraz edemez. Kimse bizden ayrılıkçı alçakların farklı bahanelerle gelişmesini izlememizi bekleyemez. Kim ne derse desin, ne tür tehditler savurursa etsin, planları ne olursa olsun, önümüzdeki aylarda mutlaka bu yönde yeni adımlar atacağız. “Yapacağımız yeni operasyonlarla sadece şehitlerimizin döktüğü kanların ve kaybettiğimiz canların hesabını vermekle kalmayacak, aynı zamanda geleceğimizi de güvence altına almış olacağız” dedi.

Türkiye’nin teröre karşı duruşunun çok net olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelede, ülkemizin bekasında, milletimizin huzur ve güvenliği söz konusu olduğunda kimliği ne olursa olsun herkes ya yanımızdadır ya da yanımızdadır. karşıyız. Bu işin ortası işlerin idaresidir, görmezden gelinecek, kulak tıkayacak bir gri alan yok. Biz bu konuda çok netiz, çok kararlıyız, çok kararlıyız. Bunun bizim görevimiz olduğuna inanıyorum. Terör örgütünün dışarıdaki destekçileri ve içerideki uzantılarıyla birlikte tamamen yok edilmesidir.Milletimizin bu konuda hükümetimize tam desteğinin olduğunu biliyoruz.Bu vesileyle başta Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımız olmak üzere tüm siyasi partilere şükranlarımı sunuyorum. Terörle mücadeleyi siyaset üstü bir mesele olarak gören güçlü desteklerini hiçbir zaman esirgemediler.Terör gibi milli bir meselede dahi olsa kargaşaya yol açanları, bölücü örgütün tezleriyle hükümetimize saldıranları baş başa bırakıyorum. kıyametin vicdanı. 3-5 “Daha fazla oy alabilmek için bölücü örgütün yandaşlarını kırmızı halıyla karşılayanlar elbette milletimize yaptıklarının hesabını verecektir” dedi.

“100’üncü yıl etkinlikleri, Cumhuriyeti ve kurucusunu siyasi geçim kaynağı haline getiren Atatürkçüleri ve Türkiye’nin uyumsuzlarını piyasayı ciddi şekilde endişelendirdi.”

Geride bıraktığımız 2023 yılının, Cumhuriyetin 100’üncü yılı olması nedeniyle tarihimizde ayrı bir öneme sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız tüm zorluklara rağmen, 2023’te düzenlediğimiz etkinliklerle 2023’ün hakkını vermeye çalıştık. Yurt içi ve yurt dışında, bu kapsamda özellikle Boğaziçi’nde düzenlenen TCG -Anadolu’nun öncülüğünde 100 savaş gemimizin geçit töreni hafızalara kazındı. Törende ayrıca Atatürk’ü ve Cumhuriyet mirasını kimin koruduğu ve bunları sadece kimin sömürdüğü de ortaya çıktı. . Elbette 100. yıl etkinlikleri, Türkiye karşıtları kadar Cumhuriyet’i ve kurucusunu siyasi ekmek parası haline getirmiyor. Pazara dönüşen pazar, Atatürkçüleri ciddi anlamda endişelendirdi. Bu seyyar satıcıların ortak özelliği , siyasetten medyaya, akademiden kültüre ve sanatlara kadar çok çeşitli alanlarda tezgahlar kuran, kişisel çıkar ve samimiyetsizdir. Bir süredir gündemde tutulmaya çalışan tartışmalar bu hazımsızlık henüz geçmedi. Ancak Türkiye’nin rejimine ilişkin tereddütler, 29 Ekim 1923’te, yaşasın Cumhuriyet haykırışlarıyla sona eren bir tartışmadır. Bu konuyu siyasi polemiğe dönüştürmek hem doğru hem de anayasal olarak imkansızdır. Ülkemizde kimsenin Cumhuriyetle sorunu yoktur, ülkemizde kimsenin Cumhuriyetimizin kurucusuyla kaygısı yoktur, ülkemizde kimsenin devletin bütünlüğüyle, vatanın birliğiyle, refahıyla sorunu yoktur. -Devletin varlığı. Kim bu kavramlar üzerinden kendine alan yaratmaya çalışıyorsa büyük bir yanılgı içindedir. Kim bu tartışmaları farklı amaçlara yönelik bir koçbaşı olarak kullanmaya kalkarsa büyük bir yanılgı içindedir. Eğer herkes bu tartışmaları siyasi çıkar kaynağına dönüştürmeye çalışıyorsa büyük bir yanılgı içinde demektir. Kim bu tartışmaları farklı amaçlara yönelik bir koçbaşı olarak kullanmaya kalkarsa büyük bir yanılgı içindedir. “Kim bu tartışmaları siyasi çıkar kaynağına dönüştürmeye kalkarsa büyük bir yanılgı içindedir” dedi.

“Bize dayatılan gündemlerin değil, hayallerimizin peşinden koşacağız”

“Ülkemizde uzun süredir siyaset ve toplum mühendisliği yapıldığını, varmış gibi sunulan bu tür tartışmalarla elbette unutmuyoruz. Siyasi tarihimizde, siyasi tarihimizde bunun pek çok örneğini görmek mümkün. 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 28 Şubat’a kadar.” diye konuştu. , söz konusu:

“Bu tartışmaları kimlerin çıkardığını, kimlerin çıkar sağladığını, ülkemizi nereye sürüklemek için hangi piyonların kullanıldığını, milletimize ne acılar yaşatıldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Birileri aynı karanlık senaryoları yeniden canlandırmaya çalışıyor. Marjinal Ulusal hafızamızın 28 Şubat sürecinden çok iyi tanıdığı karakterlerin ve takım provokatörlerinin birdenbire sağda ve solda tekrar tekrar karşımıza çıkması tesadüf değil.Son on yılda yaşanan olaylar bunun ne olduğunu göstermeye yetiyor. İster bu oyunun aktörleri arasında olsun, ister dışarıdan bakıp yoldan sapan olsun, niyetini bozup yoldan sapan herkesin başına gelecektir. Bırakın FETÖ’den PKK’ya, kişi ve kurumları, hatta acı sonları bile. Bu senaryoda kullanılan organizasyonlar, bunları yönetmeyi bilenlere ders niteliğindedir.Milletimiz, aynı yöntem ve tekniklere başvuranların yüzüne tükürmekle kalmayıp, aynı yöntem ve tekniklere başvuranların yüzüne tükürecek basiret, basiret, güç ve cesarete sahiptir. Gerektiğinde kafalarını ezin. Aslında Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bir gün. Dönem içerisinde canlandırılmaya çalışılan rejim tartışmasının ardındaki niyet oldukça açıktır. Önümüze kurulan tuzakların tamamı, Türkiye’yi kalkınma ve demokrasi odaklı ana gündeminden ayırıp kendi içine kapatarak, bölgesinde ve dünyada artan etkinliğini kırmaya yöneliktir. Türkiye’yi yeniden emperyalistlerin boyunduruğu altına sokmak isteyenlerin tuzağına düşmeyeceğiz. Ülkemize, milletimize, demokrasimize hiçbir faydası olmayan yapay gündemlerle zamanımızın ve gücümüzün çalınmasına izin vermeyeceğiz.

Bize dayatılan gündemlerin değil, hayallerimizin peşinden koşacağız. Gündemimizde sadece Türkiye var. Gündemimiz çalışma ve eylemi içeriyor. Gündemimiz mazlumlara ulaşmak, mazlumların elini tutmaktır. Başkalarının ne yaptığı önemli değil. Biz işimize bakıyoruz. Türk Yüzyılını inşa etmek için gece gündüz koşuyoruz. Ülkemizi büyütmenin, şehirlerimizi geliştirmenin, aziz milletimizi daha büyük huzur ve refaha kavuşturmanın derdindeyiz. “Bu anlayışla Kabine olarak eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan şehirciliğe, kültür sanattan dış politikaya, aileden aileye kadar geniş bir yelpazede programımızı adım adım hayata geçiriyoruz. gençlik ve spor.”

“Bu yılı dünya ortalamasının 1,5 katı büyümeyle kapatacağımız anlaşılıyor.”

31 Mart Yerel Yönetimler Seçimlerini demokratik olgunlukla, kentlere hizmet yarışı olarak tamamlayarak geride bırakmayı hedeflediklerini belirten Erdoğan, “O halde Türkiye Yüzyılı gündemiyle yolumuza devam edeceğiz. Bölgesel ve küresel krizler nedeniyle ortaya çıkan sorunların ekonomiye yansımalarıyla boğuştuğumuz bir yılda, önümüzdeki 5 yıl boyunca küresel büyümenin düşük seviyelerde seyretmesi ve buna bağlı kayıpların artması bekleniyor. Türkiye olarak kendi hedeflerimize sıkı sıkıya bağlı kalarak, yatırımla, üretimle, istihdamla, ihracatla, cari fazlayla büyümeye devam edeceğiz.Her küresel kriz, Türkiye’yi büyüme ve rekabet ligine sokuyor, üst sıralara çıkmak için yeni fırsatlar getiriyor. Cumhuriyetimizin ilk yüzyılında yıllık ortalama yüzde 4,8 büyüme sağlandı. Hükümetlerimiz döneminde bu oran ortalama yüzde 5,4 oldu. Bu yılı 1,5 katına eşdeğer bir büyümeyle kapatacağımız anlaşılıyor. dünya ortalaması. Önümüzdeki yıllarda da büyüme oranlarımızı her zaman beklentilerin üzerinde tutacağımıza inanıyorum. Doğal olarak bu arada hükümet programlarımızda vatandaşlarımıza söz verdiğimiz yatırımları da birer birer hayata geçiriyoruz. Depremde yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırma çabaları önceliklerimizin başında gelmeye devam ediyor. “Sadece ulaşım alanında inşaatı devam eden 26 farklı yol, raylı sistem, havalimanı ve uydu projesinin ülkemize getireceği değeri, muhalefetin bizi içine çekmek istediği tüm boş tartışmalara değişmeyeceğiz.” söz konusu.

“Yaklaşık 32 milyon kişi istihdamıyla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık.”

İl ziyaretlerinde inşaatı tamamlanan ulaşım yatırımlarının açılışlarını yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En çok önemsediğimiz konu yaklaşık 32 milyon kişilik istihdamla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmış olmamızdır. İhtiyacımız var.” yüzde 9’a düşürdüğümüz işsizliği azaltmak için aktif işgücü piyasası programlarımızın çerçevesini genişletiyoruz.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızca uygulanan programlarda işverenin gerektirdiği istihdam yükümlülüğünü azaltıyoruz. 3 kattan 2 kata, istihdama bağlılık oranı da yüzde 70’den yüzde 60’a çıkarılacak. Böylece işverenlerimiz ihtiyaç duydukları nitelikli işgücünü kendi işyerlerinde, daha esnek kurallarla yetiştirme fırsatını kullanabilecekler. Şehirlerimizde bu programı daha da güçlendirerek yürüteceğiz.Bilindiği gibi 6 Şubat’tan sonra fiilen deprem bölgesindeki işyerlerinin bu kurs ve programlarla ilgili yükümlülüklerini kaldırdık. Tıpkı şehirlerimizdeki kurs ve programların işveren yükümlülük süresinin 2024 yılı için 3 yerine 1 defa, istihdam taahhüdünün de yüzde 70 yerine 1 defa olacağı gibi. Yüzde 30 olarak uygulanacak. Ayrıca deprem bölgesindeki illerimizde asgari ücretin yüzde 30’u oranında harçlık verilecek. Amacımız depremden etkilenen kentlerimizdeki işgücü piyasasının bir an önce toparlanmasını sağlamaktır. Aynı şekilde depremde hayvanları telef olan vatandaşlarımızın zararlarını da karşılıyoruz. Bütçemizden toplam 910 milyon lirayı kullanarak depremden etkilenen yetiştiricilerimizin hayvanlarını yenileriyle değiştirdik. En çok odaklandığımız alanlardan biri de hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelemiz. Eylül ayında yüzde 5,3 olan aylık çekirdek enflasyonun Aralık ayında yüzde 2,3’e gerilemesi kararlı çabalarımızın bir göstergesidir. Ancak yüksek hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelemizde milletimizin yardımını bekliyoruz. Çünkü bu sorunun teknik boyutu kadar manevi boyutu da önemli. “Öncelikle ürettiği ve sattığı malların, sunduğu hizmetlerin fiyatlarını enflasyonla orantılı olmayan seviyelerde artıran açgözlü zihniyeti ortadan kaldırmalıyız” dedi.

“İşçilerimizin maaş artışlarını birbirine yakınlaştıracak yeni bir adım atıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta çalışanlar ve emekliler olmak üzere halkın refah düzeyinin artırılması için yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını belirterek, “İşçi, memur, emekli maaşları ve bunların endeksli maaşlarında yaptığımız yüksek oranlı artışlarla bunu kısmen de olsa başardık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde de aynı anlayışla çalışanlarımızı enflasyona maruz bırakmama sözümüzü tutmaya devam edeceğiz.” “Türkiye büyüdükçe ortaya çıkan katma değerden milletimizin her kesiminin hak ettiği payı alması için samimi bir çaba içerisindeyiz. Geçtiğimiz yılın son aylarında yaptığımız hesaplamalarla tek seferlik ödeme yaptık. 16 milyon emeklimizin tamamına 5 bin lira. Çalışan emeklilerimize de diğer emeklilerimiz gibi yıl sonundan önce ödeme yapılacak.” 5 bin liralık ödemesini aldı. Bütçe imkanlarımızı zorlamak anlamına gelse bile emeklilerimizi asla zor durumda bırakmıyoruz. Emekli maaşlarındaki artışları da bu anlayışla belirliyoruz. Bilindiği üzere 2024 yılının ilk altı ayında memur emeklilerine yüzde 49,25, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 49,25 zam yapılacak. Yüzde 37,57 oranında artış yaşandı. “Bu farklı artışların emeklilerimizde yarattığı rahatsızlığı gördükçe, işçilerimizin maaş artışlarını birbirine yaklaştırmak için yeni bir adım atıyoruz” dedi.

“Emeklilik alt limitini 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz”

“Nispeten daha düşük zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin emekli maaşlarına yüzde 5 oranında daha zam yapacağımızın müjdesini burada vermek isterim.” SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin Ocak 2024’ten itibaren artış oranı yüzde 42,6 olacak.” Önümüzdeki temmuz ayında yapılacak zamlarla birlikte emeklilerimizin tamamına yaklaşık bire bir oranında maaş artışı yapılacak. Yani önümüzdeki temmuz ayında memur, SSK, Bağkur fark etmeksizin tüm emeklilerimizin yıllık maaş artış oranları eşitlenecek. Bu noktayı özellikle vurguladık. Çünkü yılın ikinci yarısındaki maaş artışları memur maaşlarına eşit olacak. Emekliler enflasyon farkını alırken, SSK ve Bağ-Kur emeklileri enflasyon oranının tamamını alarak maaş artış oranlarındaki dengesizlik ortadan kalkacak. Ayrıca sosyal devlet unsurumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz emekli maaşı alt limitini de 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. Ekonomi yönetimimiz Orta Vadeli Programda bunu belirtmişti. Artışları öngördüler ve hazırlıklarını buna göre yaptılar. Meclisimizin onayını aldıktan sonra emeklilerimizin maaşlarına yapılacak artışların bir an önce yansımasını istiyoruz. Böylece emeklilerimize 200 milyar liralık ek kaynak sağlıyoruz. Tüm bu artışların emeklilerimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Kabinemizde bugün aldığımız bir kararla 2024 yılını emekliler yılı ilan ediyoruz. Amacımız emeklilerimizin yaşam kalitesini artıracak, sosyal haklarını genişletecek yeni hizmetleri hayata geçirmek ve onlara özel hizmetler sunmaktır. Sağlıktan ulaşıma, sosyal tesislerden kültürel faaliyetlere kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu hizmetler artık emeklilerimize faydalı olabilir” dedi.

“Mal ve hizmet ihracatımızı bu yıl 375 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.”

İhracatın ekonomik programların en kritik konuları arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen yıl 256 milyar dolarlık ihracatla hedeflerimizi aşarak cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Ayrıca ihracatta da gözle görülür bir kapanma yaşandı. Dış ticaret açığımız var. Mal ve hizmet ihracatımızı bu yıl 375 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.” “İnşallah daha önceki hedeflerimiz gibi bunu da başaracağız. Turizmde 2023 rakamlarının çok yeterli olacağı anlaşıldı. Tabii ki tüm bu çalışmaları yaparken mali disiplinden taviz vermeyeceğiz. Artan harcamalara rağmen artan harcamalara rağmen” Deprem nedeniyle geçen yıl bütçe açığını öngörülenin altında tutmayı başardık. Geçen yıl bütçe açığını öngörülenin altında tutmayı başardık. Deprem için 950 milyar lira harcadık. Bu yıl 1.3 trilyon harcama öngörüyoruz Aynı çerçevede lira. Sadece son yirmi yılda depremlerin verdiği hasarı onarmak, yenileme ve güçlendirme çalışmalarına harcadığımız para vergi gelirlerinin 8 katı. Yani devlet olarak tüm kaynaklarımızı kullanacağız. Milletimizin yaralarını sarmak için, tehditleri ortadan kaldırmak için onları seferber ettik.İnşallah çok yakında inşaatı ve çevre düzenlemesi tamamlanan deprem evlerinin teslimlerine başlayacağız. İllerimizi ziyaret ederek depremzede kardeşlerimize kucak açacak, sahada yapılan çalışmaları kontrol edecek, evlerin anahtarlarını teslime hazır şekilde hak sahiplerine teslim edeceğiz. Küresel ve bölgesel krizlerin maliyetlerine ve maruz kaldığımız ekonomik tuzakların olumsuz etkilerine rağmen her alanda yatırımlarımıza devam ediyor, döviz rezervlerimizi artırıyoruz. Yaklaşık 146 milyar dolarlık döviz rezerviyle girdiğimiz 2024 yılında bu rakamı daha da artıracağımıza inanıyorum. Ülkemizin risk priminin azalması, yabancı yatırımcıların piyasalarımıza olan ilgisinin artması, derecelendirme kuruluşlarının olumlu bakış açısı gibi pek çok işaret doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Türkiye’nin küresel rekabette artan gücü, uyguladığımız ekonomik programı başarıyla yürütmemize olanak sağlıyor. Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefimize ulaşana kadar durmadan çalışmaya, üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz” dedi.

“Alper kardeşimizin bu gezisinin özellikle milletimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Yarın gece saat 1.11’de uzaya gönderilecek ilk Türk astronotu büyüyen, güçlenen ve iddialı bir Türkiye’nin yeni işareti olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alper kardeşimizin bu gezisinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. milletimiz ve gençlerimiz. Görevini uluslararası uzay istasyonunda yürütecek.” Kendisine bilimsel çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi. – ANKARA

haberpazar.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu